GİYİM-KUŞAM
Erkekler: Eskiden erkekler üstü şalvar tipli alta doğru daralan paçaları düğmeli pantolonlar giyerlerdi. Üste Ceket, (eskiden delme denilen) yelek, gömlek,kazak ve palto giyerlerdi. Ayağa ise elde örme yün çoraplar, çok eskiden çarık, günümüzde de hala giyilen kara lastik ve normal ayakkabılar giyilir. Başa ise orta yaşlılar 6 köşe veya 8 köşe kasket şapka, normal taç veya fes denilen giysiler giyilir. Takım elbise ve pantolona da ilgi artmıştır.
Kadınlar: Kadınlarımız eskiden peştamal denilen etek, öğnük, kuşak ve fistan denilen giysiler giyiyorlardı. Alta ise etek, bandik, gürgür, tumman denilen giysiler giymekte idiler. Başlarına ise cember denilen yemeniler ve eşarplar giymektedirler. Günümüzde ise genç nesil daha modern giyinmeye özen göstermektedir. Takım elbise ve pantolona da ilgi artmıştır.
ASKER UĞURLAMA VE KARŞILAMA GELENEĞİ
Sürür Köyünde askere gidecek gençler belli olduktan sonra son on günde bahsediyorum. Bu gençleri davet ederler.Tüm Sürür aileleri bunları yemek yemeye davet eder. Bu belki bir sabah kahvaltısı belki öğle yemeği yada akşam yemeği olur. Eskiden gelen bir gelenek olarak soyadı SARIOĞLAN olan bir evden ekmek getirilip askere yedirilirki Allah yolunu açık etsin Allah yardımcısı olsun. Gençler kendi aralarında da eğlence düzenlerler. Askeri davet edemeyenler sonra anne babasını ziyaret ederek hediye götürürler.Ayrıca evde annesi oğlunun sağ elin serçe parmağına kına sürer. Askerin akrabaları askere birer harçlık verir. Bu harçlıklar askerin gurbette geçireceği acemilik dönemi masraflarını hemen hemen karşılar. Asker uğurlamaya giderken arabası olanlar arabalarıyla şehirlerarası terminale kadar gelip onu uğurlar. Uğurlama sırasında davulcu varsa davul tutulur orada halay çekilir. Araba hareket edeceği zaman askerin ağzına emzik konulur ve sırtlanarak "En Büyük Asker Bizim Asker" sözleri ile arabaya konulur. Asker uğurlandıktan sonra köye dönülür. Köyde asker olanların anne babaları ziyaret edilerek birer çayları içilir. Askerler gidip geldikten sonra ise yine akrabalar asker evine göz aydınlığı ziyaretine giderler
HACI UĞURLAMA VE KARŞILAMA
Hemen hemen her yıl köyümüz SÜRÜR den bir veya birkaç kişi kutsal topraklara hacca gider. Hacca gidecekler kesinleştikten sonra köy halkı tarafından hacı adaylarının evlerine ziyaretler başlar. Hemen hemen herkes bu ziyareti yapar buna bir hayli önem verilir. Hacılar vasıtası ile kutsal yerlere selamlar söylenir. Hac ziyaretlerinde de her kes yanına çeşitli hediyeler alarak ziyarette bulunur Bu belki gitmaden önce yada sonrada olabilir. Bu hediyeler çoğunlukla çay, şeker, bisküvi, çeşitli yiyeceklerdir. Hacılar gideceği gün camii önünde halk toplanarak imamla birlikte dualar yapılır. Hacılar herkesle vedalaşır bu arada ortamı hüzünlü duyguların sardığıda gözden kaçmaz. Hacılar hac farizasını tamamlayıp köye döndükten sonra da aynı gittiklerinde olduğu gibi yine aynı insanlar hoş geldin ziyaretinde bulunurlar. Hacılarda gelenlere çeşitli hacı hediyeleri (tesbih,seccade,yüzük,misvak gibi) verirler.Hacdan getirdikleri zemzem ve hurmadan ikram ederler.
HASTA ZİYARETİ
Hasta olan kişilere ilk ziyaret camide namazlarını kılan Sürürlüler tarafından yapılır. Daha sonra bu ziyaretler tüm Sürürlüler tarafından ihya edilir. Hastanede olan kişilerin ziyaretini ailece gidilir. Her aile akrabalarını toplayıp Malatya merkezde hangi hastanede ise ziyaret eder. Hastayı bekleyen kişilere çay içirtilir.Bir eksiği varsa giderilmeye çalışılır. Hasta evine dönünce yine ziyaret edilerek hediye götürülür. Ev sahipleri de onlara ikramda bulunur.
İFTAR YEMEĞİ
Genellikle Ramazan ayının onuncu gününden itibaren aileler, eşlerini-dostlarını oruç açmaya evlerine davet ederler. Böylelikle bir kaynaşma ve dayanışma sürdürürler.
KIZ İSTEME
Köyümüzde evlilikler genellikle görücü usulü olur fakat köy ortamı küçük bir ortam olduğu için kız erkeği erkekte kızı az çok tanır. Son yıllarda ise görücü usulü ağır ağır kalkmaya yüz tutmuştur. Yani evlenecek delikanlı gençlerimiz sevdiği bir kız varsa bir şekilde bunu ailesine duyurur. Gencimiz herhangi bir kızımızı belirlemedi ise ailesi münasip bir kız aramaya başlar. Bu köyümüzden olabileceği gibi çevre köylerden veya başka yerlerden de olabilir. Gelin adayı belirlendikten sonra dolaylı bir şekilde kız evine haber gönderilir veya bazende habersizcede ön ziyarete gidilir. Dünürcülükte yanlarına çikolata, şeker vs. gibi hediyelerde götürülür.Dünür giderken erkek tarafının büyükleri yanlarına köyün ileri gelenlerinden bir kaç kişi alırlar. Ziyaret sebebi dile getirilir. Bu arada nezaket gereği kız, kahve getirme veya bir şeyler ikram etme bahanesiyle, her gelen dünüre çıkar, kendini gösterir. Kız, dünür yakınlarınca baştan aşağı süzülerek tetkik edilir ve dünürler müsaade isteyerek evden ayrılır. Bütün bu tetkiklerden sonra dünürler kızı beğenmiş ise, ikinci kez dünürlüğe gelinerek, Allah'ın emri ve Peygamberin kavli ile kız istenir. Kız tarafı bu arada düşünmek için kızlarına sormak için fırsat ve müsade isterler. Kız tarafı bu arada dünür olacak aileyi tanıyorlarsa daha çabuk karar verirler ancak dünürler yabancı ise çevresini araştırıp münasip birileri olup olmadığına karar verirler. Bu arada damat olacak gencin işi olup olmadığına da çok dikkat ederler. Ailenin ekonomik durumunu göz önüne alırlar. (Büyüklerimizin anlattığına göre eskiden kız tarafı erkek tarafının tarlası çokmu, hayvanı bolmu bunlara bakarmış. Erkek tarafı ise kızın güçlü kuvvetli olmasına dikkat edermiş. Tarlada verimli çalışabilmesi için). Nihayetinde son dünür gidişinde kız tarafı kabul ederse söz kesilir, duası yapılır ve kahveler veya çaylar içilir. Bu arada düğün için bir takım planlar yapılır. Nişan yapılıp yapılmayacağına, yapılacaksa tarihine karar
NİŞAN
Kız istendikten sonraki hafta nişan yapılması için izin alınır. Eğer kız tarafı kabul ederse nişan olur. Nişan hazırlıkları başlar. Nişan için davetiye olmaz bunun yerine kız tarafından genellikle genç kızlar veya gelin tarafından biri köy halkını tek tek dolaşarak bunu duyurur. Köyümüzde şu an için düğün salonu olmadığından evlerin önünde müsait bir alanda nişan yapılır. Nişan ve düğünler eskiden (10-15 yıl öncesi) kadınlar kendi aralarında yapardı daha sonra ise kız tarafı damat evine yüzük götürürdü. Bu adete yüzük götürme adeti denirdi. Son zamanlarda karışık nişan ve düğünler yapılmaktadır. (Salon düğünü şeklinde). Nişan erkek tarafından getirilen teyp, müzikseti, davul zurna eşliğinde yapılır. Köy imamı gençlerin nişanını(nikah) kıyar sonra damat ve gelin tarafından bir büyükleri bunların nişan yüzüklerini takar ve alkışlanır. Yine düğünde olduğu gibi kına yakılır ve çerez yada tatlı dağıtılır. Bu 3 saat sürer.
Nikâh: Nişan takma merasimi veya düğün bittikten sonra sıra nikâh işine gelmiştir. Bu merasim ancak her iki tarafın yakınlarının taraftarlarından aldıkları vekaletnamelerle (gizli söz senedi) olur. Mesela kızın yakın akrabalarından birisi yanına iki şahitle mahallenin imamını alarak mahalle imamı vekaletnameler muvacehesinde nikâhı kıyar. Duasını yapar, bu suretle imam nikâhı kıyılmış olur. Bunu müteakip günlerde de medeni nikâh kıyılır ve resmen karı kocalıkları ilân edilir.
Gelinlik ziyareti: Erkek tarafı hem kaynaşmayı sağlamak hemde ilişkileri sıcak tutmak amacı ile zaman zaman kız evine gelinlik ziyaretinde bulunurlar.İlk ziyaretlerde akrabalarınıda beraberinde götürür. Bu arada elleri boş gitmezler. Çeşitli hediyeler ve çeyizlik malzemelerde götürüler. Kız tarafıda bunlara yemek hazırlar.
SÜNNET TÖRENLERİ
Daha önce sünnet düğünleri olmazdı. Normal bir düğünde çocuklarda sünnet ettirilirdi.
Köyümüz Sürür' de son yıllarda sünnet düğünleri de yapılmaya başlanmıştır. Sünnet düğünü başlamadan önce davetiyeler bastırılarak köyümüz halkı ve dışarıdaki akrabalara dağıtılır ve düğüne davetler yapılır. Çocukların babası bir hafta önceden kirveyi belirler ve olması için zicada bulunur. Eğer kabul ederse kirveye eşya alıp(ayakkabı, gömlek, takım, bunlardan biri) ziyaret eder. Kirvede çocuklara elbise alır. Çocuklar bir hafta önceden sünnet ettirilir. Bir hafta sonrada düğün yapılır. Sünnet düğünleri mevlitli, yemekli ve eğlenceli yapılır. Kına gecesi diye tabir edilen akşam eğlence düzenlenir davul zurna getirtilir. Gelen misafirler eğlenirler. Gecenin sonunda çocuğa kına (kimi zaman ağıtlar eşliğinde) yakılır. Ertesi gün çocuk araba eşliğinde konvoy halinde gezdirilir. Öğle namazından önce camimizde mevlit okunur ve müteakiben düğün evine gidilir ve yemek ikramında bulunulur. Bu arada çocuk sünnet ettirilmiş olur. Davete katılanlar çocuğun yanına giderek geçmiş olsun diyerek hediyelerini bırakırlar. Çocuğun yakınları da tebrik edilir.
Bazı sünnetlerde bir cuma namazından giden herkesi yemeğe davet eder ve orda çocukları sünnet ettiğini halka duyurur.
Eğer çalgı getirilmeyecekse mevlit okutulur ve yemek verilir.
YEMEKLER
Eskiden köyümüzde köye özgü yöresel yemekler çoğunlukta idi. Halâ bu yemekler yapılmaktadır. Bunları gruplara ayıracak olursak;
Çorbalar:
1-Helle çorbası:Kavrulmuş
undan yapılır.Üzerine tereyağı gezdirilir.
2-Mısır aşı: Mısır kırmasının yoğurtla karıştırılarak pişirilmiş hali
3-Yarma çorbası:Bulgurla
yapılmış yoğurtlu bir çorba
4-Tarhana çorbası:Kadınların
daha önceden hazırladıkları aşlık+katık karışımı kurutulmuş malzemeden
yapılır.
5-Yan aşı:Hamurdan
yapılan bir çeşit çorba
6-Yan kaypak aşı:Hamurdan
yapılan üzerine yoğurt dökülerek servis yapılan bir çorba
7-Mantı Çorbası:Hamurdan
hazırlanır.
Yemekler:
1-Yaprak sarması:üzüm
yaprağından genellikle zeytinyağlı olarak yapılır
2-Lahana sarması:Lahana(kelem)
den yapılır
3-Keşkek:Döğülmüş
buğday karıştırılarakve etli olarak yapılan bir yemek
4-Pasta:Mısır
unundan bulanarak yapılan bir yemek
5-Yahni:Daha çok bayramlarda yapılan etli nohut yemeği
Tatlılar:
1-Kadayıf
2-Baklava
3-Sütlaç (Sütlü)
4-Börek Tatlısı
BAYRAMLARIMIZ
Ramazan Bayramı;
Sürür Köyünde Arefe günü bayramla ilgili yemekler hazırlanmaya başlar. Birkaç gün öncesinden ise Baklava, sütlü tatlısı(sütlaç), Kadayıp sarması gibi tatlılar hazırlanır. Bayram gününün vazgeçilmez yemeklerinden birisi yaprak sarması, dolma diğeri ise yahnidir. Her kes ekonomik güç ölçüsünde bayram giyecekleri alır. Evinde ikram için ve özellikle şeker toplamaya gelecek çocuklara şeker ve çikolata çeşitleri de alırlar. Arefe gününde İkindi namazına müteakip köyümüz de genellikle gençler mezarlık ziyaretine giderek orda Yasin ler okur. Bayram sabahı ilk iş abdest alınıp herkes kendi ölçüsünde temiz ve güzel elbiselerini giyerek camiinin yolunu tutar. Cami cemaati çok kalabalık olur. Bazen dışarıya bile taşır. Namaz bitiminde aile reisleri evleri uzakta olanları sabah kahvaltısına götürür. Yemek yenildikten sonra arabası olanlar arabaları ile olmayanlarda yürüyerek mezarlığa doğru gider. Mezarlıkta ilk karşılara çocuklara olur. Tüm çocuklar ilk şekerlerini mezarlık ziyaretine gelen kadınlardan alır. Bu saatlerde mezarlık görülmeye değer. Bütün köylüler yaşlısı genci çoluk çocuk herkes ordadır. Burada Tüm geçmiş insanlarımızın ruhlarına fatiha okuyarak toplu dualar edilir sonrada herkes tüm ölmüşlerini tek tek ziyaret edip dualar okur. Uzaktan ve yakından bir çok insan mezarlığımızı ziyarete gelirler Bazı insanlarımız mezarlığa yanında çeşmeden su götürerek mezarların üzerine dökerler. Mezarlıktan ayrılırken bir yıl içinde ölmüş olan kişilerin evine gidilerek Allahtan sabır dilerek bayramlarını kutlarlar.
Daha sonra küçükler büyüklerini ziyaret ederler. Akraba ve hastalar var ise hastalar ziyaret edilir. Özellikle küçük çocuklar gruplar oluşturarak ev ev dolaşarak el öpüp şeker toplarlar. Gençler çevre köylülerle futbol oynamaya gider.Nişanlı oğlu olanlar gelin için bayramlık götürür. Birinci gün genellikle erkekler ve çocuklar ziyarete giderken ikinci gün kadınlar dolaşır. üçüncü gün genellikle gelinler baba evine götürülür. Bu bayram üç gün boyunca devam eder.
Kurban Bayramı
Sürür Köyünde Arefe günü bayramla ilgili yemekler hazırlanmaya başlar. Birkaç gün öncesinden ise Baklava, sütlü tatlısı(sütlaç), Kadayıp sarması gibi tatlılar hazırlanır. Bayram gününün vazgeçilmez yemeklerinden birisi yaprak sarması, dolma diğeri ise yahnidir. Her kes ekonomik güç ölçüsünde bayram giyecekleri alır. Evinde ikram için ve özellikle şeker toplamaya gelecek çocuklara şeker ve çikolata çeşitleri de alırlar. Arefe gününde İkindi namazına müteakip köyümüz de genellikle gençler mezarlık ziyaretine giderek orda Yasin ler okur. Bayram sabahı ilk iş abdest alınıp herkes kendi ölçüsünde temiz ve güzel elbiselerini giyerek camiinin yolunu tutar. Cami cemaati çok kalabalık olur. Bazen dışarıya bile taşır. Namaz bitiminde aile reisleri evleri uzakta olanları sabah kahvaltısına götürür. Yemek yenildikten sonra arabası olanlar arabaları ile olmayanlarda yürüyerek mezarlığa doğru gider. Mezarlıkta ilk karşılara çocuklara olur. Tüm çocuklar ilk şekerlerini mezarlık ziyaretine gelen kadınlardan alır. Bu saatlerde mezarlık görülmeye değer. Bütün köylüler yaşlısı genci çoluk çocuk herkes ordadır. Burada Tüm geçmiş insanlarımızın ruhlarına fatiha okuyarak toplu dualar edilir sonrada herkes tüm ölmüşlerini tek tek ziyaret edip dualar okur. Uzaktan ve yakından bir çok insan mezarlığımızı ziyarete gelirler Bazı insanlarımız mezarlığa yanında çeşmeden su götürerek mezarların üzerine dökerler. Mezarlıktan ayrılırken bir yıl içinde ölmüş olan kişilerin evine gidilerek Allahtan sabır dilerek bayramlarını kutlarlar.
Evelerine dönen köylümüz daha önceden almış olduğu kurbanı 1. gün keser. Kesme sırasında kurbana su verilir. Daha sonra sağ arka bacağından sıkı bir ip ile traktörün römork kısmında bir yere bağlanarak römork kaldırılır. Kurbanın yerle bağlantısı kesilir. kurbanın ortakları birini vekil tayın eder. Kesme işini vekil gerçekleştirir. Kurban bir taraftan paylaştırırken diğer taraftanda tadımlık için bir kısmı pişirilir orda çalışanlara sunulur. payını alan köylümüz hissesini üçe böler. Üçte birini kurban yapmayanlara dağıtırken geriye kalanı evine akrabalarına yedirir.
Daha sonra küçükler büyüklerini ziyaret ederler. Akraba ve hastalar var ise hastalar ziyaret edilir. Özellikle küçük çocuklar gruplar oluşturarak ev ev dolaşarak el öpüp şeker toplarlar. Nişanlı oğlu olanlar gelin için bayramlık götürür. Birinci gün genellikle erkekler ve çocuklar ziyarete giderken ikinci gün kadınlar dolaşır. üçüncü gün genellikle gelinler baba evine götürülür. Bu bayram dört gün boyunca devam eder.
CENAZE TÖRENLERİ
Sürür Köyünde cenaze olduğu gün cenaze sahibinin akrabaları ve komşuları herkese haber gönderir. Haber alan kişiler elindeki işi bırakır ve abdest alarak cenaze evine doğru gider. Herkes cenazeyi son birkez görmek için acele eder.Bir grup genç meftanın mezarını kazmak için mezarlığa giderken bir gençte camiye giderek selanın okunması için Köy imamının haber verir. Yakın akrabaları görsün diye beklenir.Mezarlık kazıldıktan sonra cenaze caminin yanındaki morga götürülerek yıkanır.Yıkanma işlemini Köy imamı yapar ve cenazenin akrabaları ona yardım eder. Yıkandıktan sonra kefenlenir ve tabuta yerleştirilir. Cami avlusundaki musalla taşına konularak namazı kıldırılır.(Ancak üzülerek söylemeliyiz ki son yıllarda bazı insanlarımızın bu konuda duyarsız oldukları görülmektedir) Cenaze alınıp mezarlığa doğru gidilir. Mezarlıkta tabuttan çıkarılır. Mezara iki yakın akrabası girerek cenazeyi yavaşca yerine yerleştirir. Cenazeyi sağ tarafa yerleştirir ve kıbleye dönük olması sağlanır.Cenazenin üzeri hazır beton kalıplarla kapatılıp bu betonların üzerine naylon serilir ve yavaşca toprak atılır. Akrabaları mezardan çıkarak cenazenin üzeri tamamı toprakla kapatılır. Kapatma işlemi elden ele geçen küreklerle olur. Bu arada diğerleri oturarak köy imamının dualarına iştirak eder. Bu işlemler bittikten sonra mezarın üzerine su dökülerek toprağın iyice oturması sağlanır. Daha sonra meftanın mezarı başında iki kişi kalıp kuran okur diğerleride cenaze evine gider. Cenaze evinde toplanılarak cenazeye son görevler yapılır kuran okunur. Cenaze yakınlarına başsağlığı taziyelerinde bulunulur. Cenaze evine üç dört gün yemekler çevresindeki akrabaları tarafından verilir. Yemek saatlerinde kimler varsa yemek yedirilir.Ayrıca taziye gelenlere çay verilir duaları alınır. Cenaze defninden sonra ilk cuma günü, kırkıncı günü ve elli ikinci günü mevlitler ve kuranı kerimler okutularak yemekler verilir. Durumu iyi olmayanlar daha sonrada mevlit okutup yemek yedirirler. En yakın bayramda ilk ziyaret cenaze evine olur.
ÇOCUK DOĞUMLARI
Genellikle yeni doğan çocukların ziyaretine kadınlar iştirak eder. Doğumdan sonra eve getirilen çocuk Yıkanılır ve hafif tuz atılarak bedenindeki koku giderilmeye çalışılır. Her evden bir kadın küçük parça giyim eşyası alarak çocuğu görmeye gider. Doğan çocuğa ilk altın babaannesi ve anneannesi tarafından takılır yada bunun yerine biri çocuk için salıncak diğeride yatak hazırlar. Sonraki çocuklarda ise babası tarafından çeyrek altın takılır. Çocuk kırk gün dışarıya çıkarılmaz sadece aşı yaptırmak için dışarıya çıkarılır.
DÜĞÜN
Sürür Köyünde düğüne bir hafta kala tüm davetiyeler dağıtılır. Şehir merkezinde oturanlara ve çevre köylere davetiye gönderilir. Köyde her eve bir çay bardağı verilir. Akrabalara ise bunun yanında eşarp, etek yada 2,5-3 metre kumaş verilir. Düğünler cuma akşamı başlar. Damat kendine bir sağdıç belirler. Sağdıç damadın tüm el ayak işlerine yardım eder. Damadın tüm isteklerini üç gün boyunca yerine getirir. Ev sahibi düğün alanını ışıklandırır. Akrabalarından üç kişilik bir grup çaydan sorumlu olur. Gelen kadın erkeklere çay ikram eder. Çay kazanını sürekli doldurur. Düğüne gelenlerin oturması için muhtarlıktan sandalye ve masa temin edilir. Düğün erkek evinden kız evine bazı eşyaları götürerek başlatılırdı.(Ancak bu gelenek son yıllarda kalkmaya yüz tuttu.) Çeyiz, çarşamba günü asılır. Kızın sandıkta ne kadar eşyası varsa bir odaya serilir, duvarlara asılır. Burada gelin kızın bizzat kendi eliyle işlediği işler, danteller, örgüler, entariler, iç ve dış çamaşırları, terlikleri çorap ve ayakkabılarına kadar her şey teşhir edilir. Yanı başında kızın yatak, yorgan ve bakır takımları da bulunur. Çeyiz görmeye yakın akrabaları ve komşuları çağrılır. Kadınlar geline eşya hediye eder. Perşembe günü kızın çeyizi düğün evine getirilip düzeltilir. Kız evinde gelinin sandığını alabilmek için gelinin kız kardeşine baldız yüzüğü alınır. Erkek evinde cuma gecesi eğlence olur. Düğün evinde misafirler ağırlanır yemekler verilir. Toplu yemekler cumartesi öğle ve akşam, pazar günü Öğle yemeği olarak verilir. Erkek tarafı cumartesi öğlen arası davul-zurna getirerek düğününü şenlendirmeye çalışır. Daha çok gençler kendi aralarında oynarlar. Kız evine gidilmeden önce damat kızı alıp kuaföre gider. Kuaföre sadece cumartesi günü ikisi kız tarafı diğeri erkek tarafından biri gelin ile beraber kuaföre gelir. Masraflar damada aittir. Bunun dışındakilerin masrafına karışmaz. Kuaförden sonrada gelin damat düğün resimlerini çekinmek üzere fotoğrafçıya beraberce giderler. Damat geline demet çiçek alır.